SAKA (gelin kuşu, tennüre)

Carduelis carduelis

 

En iyi bsakailinen ötücü kuşlardandır. Yüzü kırmızı, tepesi ve ensesi siyahtır, beyaz yanaklarıyla kon trast oluşturur. Sırtı kahvrengi, alt tarafı beyazdır. Siyah kanadında belirgin bir sarı panel vardır. Siyah kanat ve kuyruk tüylerinin uçları beyaz beneklidir.

Yaşam alanı: Otsu bitkilerin zengin olduğu ağaçlık alanlar, bozkırlar, orman açıklıkları, bahçeler ve köylerde yaşar. Sonbaharda devedikeni gibi yüksek otsu bitkilerin tohumlarıyla beslenir.

Ses: Uçuş sesi berrak,tatlı ve karakteristiktir.:”tsvit-vit-vit”.Öterken bu sesi çeşitlendirir.

Tehdit: Kafes için yakalama, anız yakımı, yoğun bahçecilik ve zirai ilaçlar türü tehdit eden faktörlerdir.

Dağılım: Tüm Türkiye’de yıl boyu görülebilen bir ötücüdür.

Dayanıklılık:  Oldukça dayanıklı

Üreme:  Esaret altında üretilebilir.

Ötüş kabiliyeti:  Çok iyi ve neşeli

Diğer türlerle uyum:  Saldırgan, diğer saldırgan türlerle

barınabilir. 

Boy:  (12.7 cm)

Yumurta sayısı:  3-7 yumurta (3-5 en genel)

Kuluçka görevi:  Sadece dişi kuluçkaya yatar

Civciv çıkış zamanı:  İlk kuluçkadan sonra 13. gün içinde Tüylenme zamanı:  Yumurtadan çıktıktan sonra 14. Gündedir.

 

 

Saka kuşunun genel görüntüsü

 

 s2sakas3s5

Sakalarda morfolojik olarak cinsiyet ayrımı

dr_ali_unyayar_ve_kanaryalari

 Sakalar ülkemizde de son derece sevilen ve tutulan, anavatanı Avrupa kıtası olan bir kuştur. Ancak dünyanın diğer bölgelerine de sunulmuştur. Dağılım alanı Avrupa, kuzey Afrika ve Asya’nın büyük bir bölümü olan gerçek ispinozlar ailesine dahil, oldukça göze çarpan ve mükemmel ötüş kabiliyetine sahip kuşlardır. Doğal alanlarını çayırlıklar, ağaçlıklı alanlar, parklar, bahçeler ve bağlar oluşturur. Soğuk iklimlerden sıcağa doğru göç hareketleri yaparlar. Üreme sezonu bahar mevsimidir, üreme sezonunun dışında sakalar ortalama 100 kuştan oluşan sürüler halinde uçuşup dolaşırlar. Yabancı ülkelerde kanarya, karabaşlı iskete, ketenkuşu türü kuşlarla melezleştirilirler yada kafeste üretilirler, sakaların alınıp satılabilmesi için bilezikli yani kafes üretimi olması mecburidir.

Ancak her geçen yıl yasa dışı tuzak kurarak yakalama ile doğalarından koparılan bu güzel kuşların soyu tehlike altındadır.

 

“Günümüzde avlanması, yakalanması ve bulundurulması yasaklanmış olan bu ötücü göçmen kuşlar yasaklanmadan önceki yıllarda “ağ tuzakları” kurularak yakalanıyordu. Günümüzde Saka, nesli tükenen ve koruma altında olan kuşlar olması sebebiyle yakalanması ve avlanması yasak olan hayvanlar kategorisine girmektedir. Para ve hapis cezası vardır. Avlanma yasağının olmadığı yıllarda, kuşlar ağa düşürüldükten sonra sıra iyilerin seçilmesine gelirdi. Saka geçimi Ekim ayında yerli kuşlarla başlar. Kuşçular bunlara “oynak” der. Bunları Balkanların kuşları takip eder. Bu kuşlardan da iyi ötenler çıkmakla beraber kuşçular nezrinde asıl makbul olan kuşlar daha uzaklardan, Macaristan, Polonya, Ukrayna’dan gelen sakalardır. Bunlar Kasım ayında geçit yaptıkları için Kasım sakası olarak bilinirler. Kasım sakaları yerli sakalardan kolayca ayrılırlar. Cüsseleri daha iri, renkleri daha parlak ve daha temiz, gagaları daha uzundur. Yerli sakalarda başın iki yanındaki beyazlığın ortasında bulutlu kahverengi bir benek vardır. Kasım sakalarında bu benek ya hiç yoktur, ya da belli belirsiz görülür. Biyolojik olarak bakıldığında, Balkanlar’da bulunan sakalar “Carduelis carduelis balcanica” alt türünden, Romanya’nın kuzeyinden başlayarak kuzeyde Polonya’ya, doğuda Ukrayna’ya kadar olan bölgedekiler, yani kuşçuların Kasım sakaları, ”Carduelis carduelis carduelis” alttüründendir.

Halen ülkemizde diğer yabancı ülkelerde yaygın olduğu gibi, evcilleştirilmiş sakaların kafeste üretilip, bileziklenmesine başlanmış, bir zamanlar imkânsız denilen fakat mümkün olan üretim artık yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır ve bu bilince varmış kuş severler tarafından tuzak kurarak yakalamanın önüne geçilmek istenmektedir. Her sene kolay yoldan para kazanma yolunu bulmuş ne yazık ki yaptıkları zararın farkında olmayan insanlar tarafından yakalanan sayısız saka ya alım-satım yolunda telef olmakta, ya da satın alındıktan sonra strese girip kısa sürede ölebilmektedir. Bizler kafes koşullarına alışmış, evcilleşmiş sakaların barındırılıp beslenmesinden yanayız. Bu yüzden kafes ya da salma içinde üretim ve barındırılması ile ilgili topladığımız bilgileri buradan sunmak istiyoruz…

 

Barınma: Sakalar kendilerine yakın türlerle barınabilirler ancak pasif yapıda kuşlara agresif davranabilmektedir. Yaygın bir şekilde kanarya kafeslerinde tutulmaları kanısı vardır fakat aksine geniş alanlarda, salmalarda uçabilecekleri bir alan onları çok mutlu edecektir. Salmalarda bir tünekler arasında akrobatik hareketler yaparlar.

Uygun ısılarda her gün banyo veriniz ve uzayan tırnakları kesmeye özen gösteriniz.

Görünüm: Sakaların pek sivri bir gagası vardır, bu gaga deve dikeni tohumlarını çıkarabilmek için evrimleşmiştir. Kafanın arkası ve ense siyah renktedir. Alın ve boğaz kırmızı renk alır. Yanaklar, alt boyun ve diğer alt bölümler beyaz renk alır. Sırt koyu kestane rengindedir. Kanatlar siyah renktedir ve sarı işaretler bulunur. Sakaların birçok mutasyonu üretilmiştir. Sarı, renk, inci mutasyon, albino, pastel, isabel, agate bunlar arasındadır.

Cinsiyet Ayrımı: İlk bakışta her iki cinste aynı görünür ancak erkeğin başındaki kırmızı renk daha geniş bir alana dağılır ve gözlerin arkasına kadar uzanır. Erkekler dişilerden hafifçe daha büyüktür ve gagaları daha sivridir. Dişilerin kanatları ve butları daha kahverengidir ve kanatlarında ki sarı işaretler daha soluk ve daha dardır. Her iki cinste öter ancak erkeklerin şarkısı daha uzun ve güzeldir. Kesin bir yol ise kanadın dış bölgesinin erkekte siyah dişide kahverengi olması ile ayırım yapılır.

 

 

 

 

Favori besinler: Devedikeni tohumu, karahindiba başta olmak üzere yeşillikler, kurtlu mama, kanarya yemi. İyi bir saka diyetinde karışık darılar, tarakotu tohumu, keten tohumu, ayçiçeği, şalgam tohumu, hububat tohumları, karışık kanarya-kuşyemleri, yeşil bitkiler ve canlı yem vardır. Sakalar ayrıca çimlendirilmiş tohumlara ve aspura (yalancı safran) bayılırlar. Bununla beraber kalamar kemiği, midye kırıkları gibi mineralleri hiçbir zaman kafesten eksik etmeyiniz.

 

Kısaca üretim: Sakalar kuşhanelerde yada büyük salma kafeslerde üreyebilirler fakat ekili yada bitkilerle donatılmış salmalarda, kuşhanelerde daha iyi sonuç alındığı söylenmektedir. Kuşları üreme zamanında çiftler halinde ayrınız, bununla beraber kurtlu/böcekli mamayla beslemeniz yada canlı yemi tedarik etmeniz gerçekten önemli bir noktadır. Karınca yumurtalarını, meyve sineği larvasını, un kurtlarını mamalarına ekleyiniz. Gözlerden uzak yüksek bir köşeye yerleştirilip saklanmış bir kanarya yuvasını tercih ederler. Dişi kuluçkaya yatarken erkek etrafa gözcülük eder ve yuvayı korur. Ayrıca üretim zamanı çok daha fazla yeşil gıdaya ihtiyaç duyarlar.

(Salatalık yeşillikleri, ıspanak, karalahana, karahindiba, brokoli ve havuç, dal darı, kuş otu vb)

 

SAKALARIN BARINDIRILMASI VE ÜRETİMİ

 Saka kuşu Avrupa antik çağlarının meşhur bir öğesidir. Sakanın da içinde resmedildiği paha biçilmez tablolar Avrupa’nın önde gelen birçok müzesinde sergilenmektedir. Neşeli çekiciliği, cana yakın havası ile hem göze hem kulağa hitap eden bir kuştur. Belki bu haliyle sakanın yerini sadece kanarya alabilir çünkü kanarya kolayca üretilebilmektedir. Ancak tabi ki bu demek değildir ki saka hassas bir kuştur. Önemli nokta sakanın ihtiyacı olan bazı özel besinler sağlanırsa sorunların önüne geçilebilir, bununla beraber üretim birazcık daha emek isteyen bir iştir.

Saka sevenler için “Sakanın kanaryaya üstün gelmesinin” birçok nedeni vardır, bunun en başında sakaların şarkısının mükemmel oluşudur. Dikkatli bir dinleyici sakanın şarkısının tekrarlardan oluşmadığını anlayabilir. Bu kadar neşeli ve mutlu bir şarkısı olan bir kuş daha tanımıyorum. Kanaryalarım olmadan durabilirim ancak sakalarım olmadan asla!!

Sakalar kanarya kafesinde barındırılabilir ancak üretecekseniz çok daha büyük bir kafese yada kuşhaneye ihtiyaç duyacaksınız. Çok canlı bir yapıya sahip oldukları için onları geniş bir ortamda seyretmek oldukça zevkli bir iştir. Buna karşın kanarya kafeslerinde çok daha fazla öterler. Kafesin köşelerine, kenarlarına asılırlar her zaman bu kafesten çıkmak istedikleri anlamına gelmez bu hareketi devedikeni bitkilerinin üzerinde de yaparlar, kanaryalardan çok fazla akrobatiklerdir.

Renkleri bazı kişiler için kanaryalara göre daha az gösterişli olabilir ancak vücutlarının çeşitli yerlerindeki sarılar, kırmızılıklar ve kahverengilikler ile renk uyumu onları oldukça göze hoş gelen varlıklar yapar.

Sakalar kanarya diyetiyle beslenince ne yazık ki fazla dayanıklı olmazlar bu yüzden bu gerçeği belirtmekte yarar var. Bazı özel besinlere ihtiyaç duyarlar. Sadece yapmanız gereken biraz daha araştırma ve temin, ama emin olun ki çok işe yaracaktır ve getirisi çok fazla olacaktır.

 İlk iş olarak içinde oldukça fazla nijer tohumu olan bir tohum karışımı hazırlamanız gerekli. Devedikeni tohumu temin etmenizin de yeterli olduğunu düşünebilirsiniz ancak bunun yeterli olmayacağını çoğu kişi söylemektedir.

Karışık ötüş yemi: Nijer tohumu, keten tohumu, marul yada kıvırcık salata tohumu, gelincik tohumu, susam, kenevir tohumu, anason tohumu ve safran tohumu.

Bu karışımı devedikeni tohumuyla birlikte karıştırın, ikinci önemli besin ay çekirdeğidir.

Ayrıca kabuksuz yulaf, tarakotu, çeşitli tohuma kaçmış yabani otlar, dal darı eklemek de faydalı olabilir. Tohum karışımını elinizden geldiğince zenginleştirmelisiniz. Sakanıza sadece ispinoz ya da kanarya yemi karışımı vermek gerçekten yeterli değildir.

Bunun yanında sakalar her gün yeşil besine ihtiyaç duyarlar. Kanaryalar yeşil gıda olmadan hayatta kalabilirler ama sakalar asla.. Mümkün olduğunca her gün brokoli, ıspanak   gibi yeşil besinler ve yaz aylarında kolayca bulabileceğiniz karahindibalardan bol bol veriniz. Sakalar doğal hayatta ladin ve çam ağaç yapraklarını da yiyebilirler, bulundukları ortama dallardan yerleştirebilirsiniz. İlkbaharda karaağaç, söğüt gibi ağaçların taze sürgünlerini yerler.

Diğer besinlere gelirsek sakalar yumurta mamasının iştahlar yerler, kuru mama verebilirsiniz ayrıca mamayı kendiniz yaparak hem besleyici hem de ekonomik bir besin sağlarsınız. Sadece yumurtayı haşlayıp kabukları ile birlikte ezin, biraz ötüş yemi birazda toz vitamin ekleyin.

Bu besin diyetini uygularsanız sakanız gerçekten yeniden hayat bulur, rengi canlanır ve tüyleri ipek gibi pürüzsüz olacaktır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi üretim birazcık daha emek ister, fakat oldukça kazanımlıdır ve mutlak denemeye değer bir uğraştır. Eğer saka barındırıyorsanız size mümkünse üretimi denemenizi tavsiye ederim, bir yıl kuşların ortama ve iklime alışmasını bekleyip üretime hazır hale getirebilirsiniz. Ayrıca esaret altında üretilmiş saklarınız varsa hemen üremeye girişmelisiniz derim.

Üremek için gerçekten büyük bir kafese ihtiyaç duyarlar ve çoğu kitaplar üretim için kuşhaneyi tavsiye eder. Benim kullandığım kafeslerin ölçüleri yaklaşık 65X35X35 cm civarlarındadır. Daha iyisi elbette ki daha geniş olanıdır. Bir çifti bütün sene boyunca birlikte tutarım gerçekten ikisini beraber seyretmek çok zevkli bir iştir. Sakalar geç üreyici kuşlardır martta üreme faaliyetlerine girişirler, bazen yapay ışık kullanarak akşam saatini akşam 22:00 ye çekilir ve bu da üretim sezonunu uzatır.

Uygun yuva kanarya sepetidir.  Sakalar gagalarının ucunda ki siyahlık gözden kaybolunca ve dişiyi yuvaya bir şeyler taşımaya çalışırken gördüyseniz üremeye hazırlar demektir. Tüy cinsinden şeyleri yuva malzemesi olarak kullanmayı severler, mesela köpek kılları gibi ancak bu cins malzemelerin ayaklara dolanma tehlikesi oldukça büyüktür. En uygun malzemeler keten çuvalı ipliği, bu iplikleri yaklaşık 10’ar cm boyunda kesin ve ince liflere ayırıp verin. Ancak en iyisi ince kesilmiş tuvalet kâğıdı ve keten lifleridir.

Dişiler bütün bu yumurta işini devralıyorlar, bizim yapacağımız hiç bir şey yok gerçekten.  Hatta boş yumurtaları yuvadan dahi almayın. Dişilerin sakin ve huzurlu bir ortamda kuluçkaya yatmalarını sağlayın. Kuluçka zamanı yumurta maması hazırlayıp verin ve mamanın içine bir miktar ötüş yemi karıştırıyorum. Ölçüyü yarı yarıya mama ve ötüş yemi tohum karışımı olarak belirleyin.  Bu esnada erkek kuşu dikkatle gözlemlenir, agresif erkekler bazen bebekleri yuvadan atıyorlar. Dişi kuş her şeyi kendi başına hallediyor, yumurtalar gelince böyle durumlardan şüpheleniyorsanız dilerseniz erkeği ortamdan ayırabilirsiniz.

Sakalar için hazırlanmış üretim kafesi

Doğada kuşların eşleşmesi:

Isı-ışık ve besin kaynaklarının doğal olarak temin edildiği zaman ve yerlerde olur. Kafes ortamında ısı-ışık ve besin kaynaklarına ilaveten en önemli konulardan biride özellikle dişi kuşun güven duyacağı ve yavrularını gizleyebileceği bir yuva ortamının hazırlanmasıdır. Yuvanın tamamlanıp her yumurtadan sonra yerine sahte yumurta ile değiştirmeli 4.yumurtadan sonra kafesi bölen orta tel tekrardan takılarak erkek saka diğer bölmede kaldıktan sonra sahte yumurtalar alınarak gerçek yumurtalar dikkatlice yuvaya bırakılmalıdır.Yavrular yuvadan yaklaşık 2 hafta içinde ayrılırlar. 9.- 11.günler arasında ortadaki tel bölme kaldırılarak erkek sakanın da yavrularını beslemesine olanak sağlanmalıdır. Aynı zamanda kafesin diğer köşesine başka bir yuvalık asarak ikinci kuluçka dönemi başlatılabilir.15 günlük olan yavrular için artık yuvadan ayrılma vakti gelmiştir. Dişi saka ikinci kuluçkaya hazırlık yaparken baba saka yavruları beslemeye devam eder.

YAVRU SAKALARDA BESLENME :

İlkbaharda , yaz başı ; yavrular ilk zamanlar hayvansal protein ağırlıklı ,yazın ortasında çimlendirme,bitkisel gıdalar ile hayvansal proteinler yarı yarıya ,sonbaharda ise hayvansal protein en düşük seviyede iken ,çinlendirme ve bitkisel gıdalar en yüksek seviyede olmalıdır:

Doğada saka yavruları ebeveynleri tarafından her yarım saatte bir beslenirler.

Daha açık ifade ile :

Yavrularda ilk 10 gün :

 günde 5 defa yarım saatte bitirebilecekleri miktarda taze yumurta maması.(ilk 3 gün sadece yumurta sarısı)

Çimlendirilmiş tohumlar ,un kurdu veya piyasada mevcut diğer böcekler.

Meyvelerden çok az miktarda kırmızı elma verilebilir.

Yavrularda 20.gün beslenme:

Günde 4 defa yarım saatte bitirebilecekleri miktarda taze yumurta maması.

Çimlendirilmiş tohumlar, un kurdu veya piyasada mevcut diğer böcekler.

Meyvelerden çok az miktarda kırmızı elma verilebilir.

Birim miktarında 15.günde yumurta maması ve böcekler, çimlendirilmiş tohumlar ile eşit miktarda olmalıdır.

Yavru sakalarda 30.güne kadar beslenme:

Günde 4 defa yarım saatte bitirebilecekleri miktarda taze yumurta maması.

Çimlendirilmiş tohumlar, un kurdu veya piyasada mevcut diğer böcekler.

Meyvelerden çok az miktarda kırmızı elma verilebilir.

Birim miktarında 25.günden itibaren yumurta maması ve böcekler en az miktarda,çimlendirilmiş tohumlar ise en fazla miktarda olmalıdır.

1 aylık olmadan (hatta 32-33.gün) yavrular asla ebeveynlerinden ayrılmamalıdır.

 

 20150909_16022320150909_160231
Kanarya X Saka Melezi

Erkek kanaryayı , dişi saka ile çiftleştirmek daha zor gerçekleşmektedir. Ancak bu olay gerçekleşirse elde edilen melezler çok değişik renkte , üstün güzellikte ve ötüşleri de mükemmel olmaktadır. Bu olayı gerçekleştirmek için erkek kanarya ile dişi sakanın birbirlerini görecek şekilde imal edilmiş ortadan tel ile ayrılmış çiftehane kafeslerinde bulunmaları gerekir. Erkek bir gözde yaşamını sürdürür , öter ve karsısında hep dişi sakayı görür. Diğer gözdede dişi saka , karsısında hep kanaryayı görür onun ötüşünü dinler. Birbirlerine alışırlar , kızıştıkları zamanlar tel arasından birbirlerini yemledikleri görülür. Zamanı gelmiştir , ortadaki tel bölme alınır ve esler bir araya bırakılır. Birbirlerini çok uzun bir zaman gördüklerinden bir sorun çıkarmazlar. Çiftleşme gerçekleşir. Erkek kanaryayı dişinin yanından ayirmaya gerek yoktur. Çünkü erkek kanarya ,  dişiyi yuvada besler ve yumurtalara zarar vermez . Şayet dişi yumurtladıktan sonra huysuzlaştığı gözlenirse erkeği yanından almalıdır. Dişi yumurtalara zarar veriyorsa yumurtaları alıp , yedekte bekletilen bakici bir kanaryanın altına konur En iyisi her iki gurup içinde yumurtaların daha önce denenmiş bakici dişi kanaryanın altına konulmasıdır.

Saka Melezinin Özellikleri

1. Erkekte kafa ile gaga iridir.

2. Dişide kafa nispeten küçük ve yassıcadır , gagada daha ufaktır.

3. Yavru yumurtadan çıktıktan 2 – 3 ay sonra diş kuyruklarında birer badem varsa kusa erkek teşhisi konabilir.

4 . Melezin sırtında hareler vardır. Bunlar düzgün , parlak muntazam ise kus erkektir.

5. Melez erkek kusun kafesine yaklaşıldığı zaman tepe tüylerini kabartır.

6. Erkek melezin basındaki kırmızı renk dişiye oranla daha koyudur.

7. Erkeğin basındaki kırmızılık göz hizasının arka kısmına geçer.

8. En kesin teşhis erkeğin kızgınlık devresinde devamlı ötmesi ile belli olur.

9. Kus anatomisini iyi bilen üreticilerde melezlerin fi’sin den cinsiyetini anlayabilir.

10 . Melez kuşlar , kanaryalara göre hastalıklara daha dirençlidir. Ömürleri de daha uzundur.

11. Kanarya-Saka yumurtalarında görülen benekler daha koyu renkte ise bu yumurtaların dolu olduğunun işaretidir.

FLORYA

FLORYA (flürya)

F1

(Carduelis chloris)

 

 

İri ve yeşil bir ispinozdur. Kuyruk sokumu,kuyruk dış teleklerininkökü ve kanat uç telekleri sarıdır.Dişisi daha soluk ve yeşil-gri-kahverengi tonlarındadır.Genç bireyler çizgilidir,kanatlarındaki sarı panelle ayırt edilirler.

Yaşam alanı: Seyrek ormanlar, zeytin ve meyve bahçeleri,yüksek ağaçların bulunduğu bahçelerve parklarda yaşar.Tohumlarla ve böceklerle beslenir.

Ses: Üreme ötüşü bir ağacın tepesinden duyulan”cviuuuu”ve “cibicibci”şeklindedir.uçuş sesi tok ve kısadır.

Tehdit: Kafes için yakalama.

Dağılım: Türkiye’de yıl boyu görülebilen yaygın bir ötücüdür.

 

 

 F2F3

Kanarya X Florya Melezi

Erkek kanarya ile florya dişisinin çiftleştirilmesi erkek kanaryanın dişiye alışması zorluğunun dışında , yavru alınması ve yavruların beslenmesi kolay olmaktadır. Florya dişisi yavrulara çok iyi bakar , besler ve büyütür. Böyle yetişen melez yavrular sıhhatli ve sağlam olurlar . Florya x Kanarya veya Kanarya x Florya melezleri üretken değildirler . Ese atıldıkları zaman iyi es ve bakici olurlar . Damızlık olarak kullanılacak florya dişilerine daha çok yabani ot tohumları içeren yemler verilmelidir. Ayrıca küçük kurtlara , karınca larvalarına , yaprak bitlerine ve yeşilliğe düşkünlük gösterirler . Salmada ve büyük kafeslerde bulunuyorlarsa bol bol kenevir verilmelidir. Küçük kafeslerde yasayanlara az verilmelidir. Hemen yağlanırlar. Bu da çiftleşme devresinde esleşmeyi zora sokar . Florya’nın ister erkeği , ister dişisi olsun çok bakıcıdırlar. Yavru ayırtmaksızın yuvadaki yavruların hepsini zayi etmeden bakarlar. Kıymetli kuşlarınızın yumurtalarını çekinmeden florya yuvalarına koyabilirsiniz. Florya çok yem yediği için yavruları da çok besler ,  florya tarafından beslenen yavrular çabuk gelişir ve daha iri olurlar.

İSPİNOZ

ADİİSPİNOZ

İ1

(Fringilla coelebs)

 

Beyaz kanat lekesi uçuşta belirgindir. Erkek bireylerin tepesi ve ensesi Gri-mavi,sırtı kestane kızılıdır.Göğsü kirli pembe ve kuyruk sokumu yeşilimsidir.Dişiler ve gençler daha soluk,kanat lekeleri küçüktür.

Tehdit:Bilinen bir tehdit yoktur.

Dağılım:Tüm Türkiye’de yıl boyu görülebilir.

Yasama Ortamı

Ağaç bulunan her yerde yasar. Ormanlarda, parklarda, tarlalarda, yerleşim yerleri etrafında, bahçelerde, çitlerle çevrili tarım alanlarında yasar. Kişi diğer toplu yasayan kuşlarla birlikte geçirirler.

Üremesi

Erkek Şubat veya Mart ayında yuva yerini hazırlar. Yapılan yuva inşa edildiği agamin kabuğu ile kamufle edilmiştir. Yumurta şayisi 5 olup, kuluçka süresi 12-14 gündür. Kuluçkaya sadece dişi kus yatar.

Beslenmesi

İspinoz kuvvetli gagaya, sağlam kafatasına, geniş çene kaslarına, sert tohumları öğütmek için kuvvetli taslıklara sahiptir. Tohumlar baslıca yiyecekleri olmasına rağmen, ispinoz yavrularını böcek, örümcek ve özelliklede tırtıllarla besler. Kendileri bitkisel besinler, yağlı tohumlar, çam tohumları ve meyvelerle beslenirler.

Tanınması

Ergin erkeklerde alın siyah, tepe, ense ve boynun yanları mavi gri, basın yanları, gerdan ve göğüs kirli pembe, karin ve kuyruk altı beyazdır. Sırtı kırmızı kahverengi, kuyruk sokumu yosun yeşili, kuyruk gri siyah ve hafif çatallıdır. Kanatlar siyahtır, üzerinde 2 beyaz bant vardır. Omuz bası beyazdır. Dişilerin sırtı, basın üstü ve yanları zeytuni kahverengi, gerdan ve göğüs açık gri kahverengidir. ”Pik-pik, viyt-viyt-vit-rüt” ve ”çuyiyiyi-çuyyo” diye öter.

Boy 15 cm.dir.

Adi İspinoz – Dağ İspinozu X Kanarya Melezlendirmesi

 

Adi İspinoz – Dağ İspinozu X Kanarya Melezlendirmesi

Adi ispinozların ve dağ ispinozlarının kanarya ile çiftleştirilmesi çabaları, kanaryanın evcilleştirilmesi kadar eskidir. Buna rağmen olumlu ve yüz güldürücü sonuç almak mümkün olmamıştır. Kuvvetli ve sivri gagaya sahip olan erkek ispinozlar dişi kanaryalarla çiftleşmeye o denli istek gösterir ve dişiyi öylesine zorlar ki, olaya şahit olanlar gerçek bir tecavüz karsısında olduklarını düşünürler. Böyle bir davranış karsısında kalan dişi kanarya için tehlikeli ve savuşturulması güç bazı durumlar ortaya çıkar. Hele bu durumun tekrarı, hırpalanmasına ve yaralanarak zarar görmesine neden olabilir.

Bu arada hemen sunu da belirtelim ki, böyle güç ve kabulü zor bir çiftleşme sonunda elde edilen yumurtalardan çıkan yavrular büyüyemezler. Pek nadir olarak elde edilebilen ve sergilere sokulan ispinoz melezleri bu nedenle uzmanların sert eleştirilerine hedef olur.

 

KÜÇÜK İSKETE

KÜÇÜK İSKETE (Bastardacık kuşu)

S1

Serinus serinus

 

Kanaryaya benzer. Alt tarafı sarı ve üst tarafı yeşil üzerine koyu çizgilidir. Bu benzerliğinden dolayı kıbrısta piç anlamına gelen bastardacık olarak adlandırılır. Erkeğin başı ve göğsü sarıdır. Göğsü beyaz üzerine koyu çizgilidir. Gagası çok küçük ve küttür. İnce bir kanat çizgisi vardır. Kuyruk sokumu sarı, kuyruğu hafif çatallıdır.

Yaşam alanı: Seyrek ve özellikle ibreli ormanlarda, bahçeler, fundalıklar ve parklarda bulunur.

Ses: Ötüşü seri, trilce zengin, tiz ve yüksek seslidir. Uzun cümlelerden oluşur. Uçarken sıkça duyulan sesi”tirrilillit”tir.

Tehdit: Kafes kuşu olarak yakalanır.

Dağılım: Güneydoğu’nun kurak yerleri hariç tüm yurtta yıl boyu görülebilir.

 

 

Kara Başlı İskete (Kemanecik kuşu, Turancan)

K1

(Carduelis spinus)

Ülkemizin batı, orta ve güney bölgelerinde kış göçmeni, yerli ve geçit kuşu olarak bulunur.Kıbrısta ötüşünden dolayı kemanecik kuşu olarak bilinir.

 

Yaşam Ortamı

Orta Karadeniz bölgesinin yüksek dağlık kısımlarında kuluçkaya yatar. Doğu Karadeniz bölgesinde bütün yıl görülür. Gezici ve göçmen bir kuştur.

Üreme

Orta Karadeniz’in yüksek dağlık kesimlerinde ürer. Mart ayının sonlarına doğru yuva yapma yerlerine gelirler. Yuvasını daha çok ibreli ağaçların genellikle ladinlerin tepelerine yapar. Yuva ağanın 20 metre yükseğinde itina ile yapılmış kase şeklindedir. Bu yuvaya dişi 4-5 yumurta yapar. Şekil, irilik ve renk bakımından farklı olan yumurtaların kuluçka süresi 13 gündür.

Beslenme

Kayın ağacı meyvelerini soymadan yer. Bilhassa diken tohumları ile beslenir yemini ararken çok aktif görünür, küçük dalların tepesine kadar tırmanır, kafasını aşağı doğru sarkıtır. Bu durumu baştankaraları andırır. Zaman-zaman reçineliklerin tomurduklarını talan eder. Ara sıra küçük üzümsü meyveleri, büyük ve sert ağaç tohumlarını, ot tohumlarını, az miktarda da böcekleri yer.

Tanınması

Ergin erkeklerde alın, tepe ve ense siyah, boyun, başın yanları, gerdan ve göğüs açık sarı yeşildir. Gövdenin yanları boyuna koyu beneklidir. Sırtı koyu gri yeşil, boyunca siyah benekli, karın gri beyazdır. Kanat tüyleri koyu gri kahverengi, ortası kirli sarı bantlıdır. Kuyruk tüyleri sarı, uçları siyahtır. Dişilerde tepe ve ensede siyahlık yoktur. Yanaklar, gerdan ve göğüs açık sarı gridir. Sırt kısmı daha açık renktedir. Gaga ve ayaklar her ikisinde de açık kahverengidir… ”iye iye-çet çet-diilt” diye öter.

Boy 12 cm. dir.

 

Kanarya X Karabaşlı İskete Melezi

Erkek kanarya ile dişi karabaşlı isketenin Melezlendirilmesi de basari kazanmış melezlendirme çalışmalarından birini oluşturur. Ancak bu tür melezlendirme kus üreticileri arasında uygulanmadığı gibi, kus literatüründe de pek görülmez. Dişi karabaşlı isketenin erkek kanaryayla basari ile çiftleştirilip melez yavruların alınabilmesi için her şeyden önce büyük ve doğal öğelerle desteklenmiş salmalara ihtiyaç duyulur. Gerçi böyle bir çiftleştirme normal bir çiftehanede de gerçekleştirilebilir ama olumlu sonuç alınması tehlikeye girer. Bu melezlendirmenin basarılı olması için ikinci temel koşul, dişi karabaşlı isketenin gereksindiği beslenmenin tam olarak sağlanmasıdır. Dişi, karma özel tohumlar, bol yeşillik, yaprak biti, karınca larvası, un kurdu ve çeşitli küçük böceklerle beslenmelidir. Yaprak bitlerini çeşitli yaprakların altında, özellikle incir yaprağı ve kuzukulağı bitkilerinde, karınca larvalarını ise çürümeye yüz tutmuş kof kütüklerin içlerinde ve tasların altlarında bulabilirsiniz.

Bu melez yavruların basları ve gaga biçimleri saka melezlerini anımsatır. Çünkü karabaşlı isketenin bası oldukça düzdür ve gagası kanaryaya oranla daha uzun ve sivridir. Bununla birlikte melezler bazen anneye, bazen de babaya daha çok benzeme eğilimi gösterirler. Ayrıca bunlar, ötüş ve ses özelliği olarak Karabaşlı İskete x Kanarya çiftleşmesinden elde edilen melezlerin niteliklerini gösterirler.

 

KETEN KUSU- FANYATA-ÇAKRO

Ç1

(Carduelis cannabina)

Fanyata (Çakro-keten ) kuşu

Ülkemizin de uygun ortam bulduğu her yerde yasar. Kışın Keten kuşu küçük gruplar oluşturarak,özellikle Florya,Kiraz kuşu ve diğer tanecil kuşların bulunduğu sürülere katılırlar.Dişi-erkek birbirlerine son derece bağlıdır.

YASAMA ORTAMI :

Bol ağaçlı düzlüklerde, sık otluk ve çalılıklarda , çitlerle çevrili tarım alanlarında ve bataklık ağaçlıklarda yasar.Ayrıca bayırlarda,park ve bahçelerde ve yoğun bitki örtüsünün bulunduğu mezarlıklarda da rastlanır.

ÜREMESI :

Yılda iki defa ürer. Ekseriyetle genç ağaçların kıyılarındaki sik dalları arasına;yoğun bitki bulunan mezarlıklara yuva yapar.Yuva iki günde dişi kus tarafından yapılır.Bu sırada erkekte sürekli refakat eder.Bu kus hemen bütün sezon çiftleşir.Yumurta şayisi 5-6 olup,kuluçka süresi 11-14 gündür.Kuluçkaya erkek ve dişi nöbetleşe yatarlar.

BESLENMESI :

Yetişkinler bitki taneleri, yabani hindiba, diken, arasıra yeşil filizler, nadiren de böceklerle beslenirler. Yiyecek diyetleri sürekli olarak bitkiden tohuma değişerek sürer.

TANINMASI :

Ergin erkeklerde ilkbahar ve yazın, tepe ve göğüs kırmızıdır. Bas ve boyun gri kahverengi,gerdan gri pembe üzeri siyah beneklidir.Sırtı ve kanat örtü tüyleri kestane rengidir.Kuyruk sokumu beyaz,boyuna kahverengi çizgilidir.Karin beyaz,gövdenin yanları pas rengidir.Kanat uçma tüyleri ile kuyruk tüyleri koyu kahverengi,etrafları beyazdır.Dişilerde tepe ve göğüs açık kahverengidir.Kanat ve kuyruk tüylerinde ki beyazlık daha soluktur.Gaga ve ayakları boynuz rengidir.Oldukça soluk görülmelerine rağmen,baharda üreme mevsimi yaklaşırken erkeğin tepe ve göğüs tüyleri kızarır.Melodik sesler duyulmaya baslar,”Fiy-gegegege” diye öter.

BOY :13,5 cm.dir.

MELEZLEME :

Bir çok kus ile melezleşesi yapılabilir.

1.Kanarya

2.Sakrak Kuşu

3.Kuzey Keten Kuşu

4.Saka

5.İskete

6.Çapraz Gaga

Ketenkuşu X Kanarya Melezlendirmesi

Ketenkuşunun (Carduelis Linaria) kanarya ile Melezlendirilmesi pek kolay bir melezlendirme olmamakla birlikte, dişi olarak kırmızı kanarya kullanıldığında elde edilen melez yavruların renklerinin güzelliği tüm çabalara değecek üstünlüktedir.

Keten kuşu, kuzey ülkelerinin şarkicisidir. Sonbaharda Akdeniz yöresine iner. Böyle bir çiftleşmeden olan melezlerin tepeleri bakir kırmızısıdır. Göğüs rengi de biraz ton farkı olmakla birlikte aşağı yukarı aynidir. Kısaca ketenkuşunun neresinde kırmızı tüy varsa o kısımlar kırmızıdır. Ancak bu kırmızılık ketenkuşunda bulunan tonda değil bakir kırmızılığındadır. Ketenkuşu x Kanarya melezlendirmesinden elde edilen erkeklerin bu çekici renk özelliğine karsın ayni çiftleşmeden olan dişilerin rengi oldukça soluktur ve gri renge çok yakındır. Ketenkuşu ile kanaryayı melezlendirmenler bu çiftleştirmeyi daha çok çekici renkte melez yavrular elde etmek için yaparlar. Gerçekten bu melezler içinden güzel ötücüler çıkmakla birlikte ötüş kalitesi ve niteliği açısından yeni boyutlar elde edilemez. Bu melezlerin ötüş eğitimi de, diğer melezlerin eğitiminde belirtilen kurallara uyularak sürdürülmelidir. Ketenkuşu ile kanaryanın Melezlendirilmesi, çoğu yabanıl türlerin melezlendirilmesinde olduğu gibi, doğal öğelerin kullanıldığı geniş salmalarda daha kolay ve sağlıklı gerçekleşir. Bu konuda anlatılacaklar Karabaştı İsketenin melezlendirilmesinde anlatılanlardan farklı olmadığı için tekrarlamıyor ve ayni noktalara dikkat ve özen gösterilmesini söylemekle yetiniyoruz.

Kucukbahar.com 2018-07-11T09:51:26+00:00