Probiyotik Mikroorganizmalar

Probiyotik, bağırsak mikrobiyal dengesini geliştirerek konakçı hayvanda yararlı etkiler

Oluşturan ve böylece hayvanların yemden yararlanmalarını artıran, ağız yoluyla veya

yeme katılarak verilen canlı mikrobiyal yem katkı maddesidir.

 

Probiyotiklerin Sahip Olması Gereken Özellikler

Probiyotik mikroorganizmaların bu olumlu etkilerini gösterebilmeleri için aşağıdaki özellikleri taşımaları gerekir;

1-Bağırsak lümeninde yeterli miktarda bulunmalıdır.

2-Patojenik veya toksik olmamalıdırlar.

3-Mideden geçerken midedeki düşük pH’dan ( asidik ortamdan), bağırsaklardaki safradan ve lizozom enzimlerinden etkilenmeksizin canlılıklarını koruyarak, hızlı bir şekilde çoğalmaları gerekir.

4-Yemin depolanması ve yem üretimindeki teknolojik işlemler esnasında canlı kalmaları gerekmektedir.

5-Yemin yapısındaki besin maddelerine ve diğer yem katkı maddelerine karşı stabilitelerinin yüksek olması gerekmektedir.

6-Erken dönemde uygulanmalıdırlar.

7-Özellikle probiyotik mikroorganizmaların in vivo ve in vitro üretimleri kolay olmalıdır.

Ticari probiyotik preparatları canlı bakteri, mantar, maya ve maya kültürleri ile çeşitli enzimleri içermektedir. Bu preparatlar sadece bir mikroorganizma suşundan oluştuğu gibi 8’e kadar değişik mikroorganizma suşu da içerebilirler. Probiyotik üretiminde yaygın olarak kullanılan mikroorganizmalar Lactobacillus’lar ve Streptococcus’lardır. Probiyotik olarak kullanılan mikroorganizmalar Çizelgede verilmiştir. Probiyotik bakteriler, patojen bakterilerin aksine gram pozitif ve anaerob olup patojen değillerdirler. Lactobacillus, Leuconostoc, Pediococcus, Streptococcus türü bakteriler laktik asit üretmektedirler. Ayrıca gram pozitif ve aerobik olan Bacillus cinsi bakterilerde kullanılmaktadır. Ayrıca Lactobacillus bakteriler mide pH’sına en fazla dayanıklı olan ve sindirim kanalından geçiş esnasında canlılıklarını koruyabilen bakterilerdir.

 

Probiyotik olarak kullanılan mikroorganizmalar

Bakteriler

 

Bacillus pumilis

 

Bacillus coagulans Bacillus lentus

 

Bacillus lincheniformis

 

Bacillus amylolique

 

Bacillus subtilis

 

Bacteroides amyplophilus Bacteroides capillosus Bacteroides ruminocola Bacteroides suis
Bifidobacterium animalis Bifidobacterium bifidum Clostridium butyricum Lactobacillus acidophilus Lactobacillus casei
Lactobacillus brecis Lactobacillus bulgaricus Lactobacillus fermentum Lactobacillus lactis Lactobacillus plantarum
Lactobacillus cerevisiae (Pediococcus cerevisiae)

 

Lactobacillus pentosaceus (Pediococcus pentosaceus)

 

Streptococcus faecium Streptococcus intermedius Streptococcus lactis
Mantarlar 
Aspergillus niger Aspergillus oryzae Pleurotus ostreatus Phanerochaete

chrysosporium

Coriolus versicolour
Mayalar

 

       
Saccharomyces cerevisiae Hansenula spp. (Pichia) Torulopsis candida    

 

Probiyotiklerin Etki Mekanizmaları

Kuşların normal bağırsak florası geniş bir bakteri populasyonu ihtiva etmekte ve bu bakteriler bağırsağa yerleşip çoğalmaktadırlar. Probiyotik bakterilerde bağırsak epitel hücrelerine implante olarak çoğalırlar ve sindirim kanalından absorbe olmazlar. Bu sayede bağırsakların doğal konakçısı olmayan, bağırsak epitel hücrelerine yapışarak kolonize olan ve atılmaya karşı direnç gösteren, hastalık yapan patojen bakterilerin bağırsak yüzeyinde implante olmalarını ve çoğalmalarını engellemektedirler. Ancak probiyotiklerin büyütme faktörü olarak bu etkilerini gösterebilmeleri için normal mide pH’sına karşı dayanıklı olmaları ve mideden bağırsağa geçişleri süresince canlı kalmaları gerekmektedir.  Lactobacillus’ların genellikle normal mide pH’sına dayanıklı oldukları bildirilmektedir. Kuşların karma yemlerinde probiyotiklerin kullanılması halinde hayvanlarda canlı ağırlık kazancının artması, yemden yararlanmanın iyileşmesi, mide-bağırsak rahatsızlıklarının azalmasına rağmen etki şekilleri tam olarak bilinmemektedir. Etki şekilleri probiyotik mikroorganizmaya ve suşuna, hayvana verilen miktarına, hayvanın türüne, hayvanda stres yaratan bir durumun bulunup bulunmamasına göre değişmektedir. Probiyotikler bağırsak lumenindeki villuslara patojen bakterilerden daha erken ulaşarak bu patojenlerin sindirim kanalında barınmalarını önlemektedir. Probiyotikler, ürettikleri laktik asit, asetik asetik asit vb. organik asitler ile bağırsağın pH’sını düşürerek (pH’ı 4-4.5’un altına) nötr veya bazik pH’da yaşayan patojen mikroorganizmaların gelişmelerini engellemektedir. Hayvanın sindirim sistemi hücreleri tarafından üretilen enzimler ile simbiyotik olarak çalışan selülaz, ksilanaz, lipaz, proteaz, β-glukanaz ve amilaz gibi enzimleri üreterek özellikle sindirim sistemi tam olarak gelişmemiş genç kuşlarda besin maddelerinin sindirimine yardımcı olmaktadır. Bu mikroorganizmalar B grubu vitaminleri (Niasin, Biotin, Piridoksin, FolikAsit, PantotenikAsit) sentezleyerek sindirime katkıda bulunmaktadır. Lactobacillus’lar E.coli’ye karşı anti-E.coli faktörü salgılayarak E.coli’nin toksik amin sentezini engellerler Probiyotik bakteriler, toksik amin ve amonyak üreten patojen mikroorganizmaların çoğalmasını önlemek suretiyle, bağırsakta bu toksik maddelerin birikimini engellemektedir.  Lactobacillus’lar, acidolin, acidophin, diplococcin ve lactocidin gibi maddelerle birlikte hidrojen peroksit üreterek diğer patojenik mikroorganizmalara karşı antibakteriyel etki yapmaktadırlar. Probiyotikler sindirim sistemindeki antikor seviyesini artırarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedirler. Böylece kuşlarımızın salgın hastalıklara karşı daha fazla dirençli olması sağlanmaktadır

Kucukbahar.com 2015-09-08T22:51:25+00:00